Yeni Kooperatifimiz CEMRE KONUT

S.S. CEMRE Konut Yapı Kooperatifinin imzaları atıldı

CEMRE KONUT / LALE KULE

1+1 Küçük Konut, Büyük Rahatlık

CEMRE KONUT / LALE KULE

S.S. CEMRE Konut Yapı Kooperatif toplantısından görüntüler

CEMRE KONUT / LALE KULE

Hedef Kilitlendi

SİMGE KONUT

1+1 Küçük Konut, Çeyrek Altın, Akıllı Yatırım

SİMGE KONUT

1+1 Küçük Konut, Çeyrek Altın, Akıllı Yatırım

S.S. OBASYA TURİZM GELİŞTİRME KOOPERATİFİ

Mekanda yolculuk sağlayan bir kültür ve turizm projesidir

S.S. OBASYA TURİZM GELİŞTİRME KOOPERATİFİ

Üye Kayıtlarımız Başlamıştır

OBASYA Projesi Yuntdağlarında kurulacaktır.

26 Ekim 2022 Çarşamba

CUMHURİYET FAZİLETTİR

Cumhuriyet haftasında Cumhuriyet konuşulur, Cumhuriyet yazılır elbet. Her Cumhuriyet Bayramı’nda, evlere sokaklara caddelere şanlı bayrağımız asılır, gelincik tarlasına döner kentlerimiz. Cumhuriyet Bayramı görkemli biçimde kutlanır.

CUMHURİYETİMİZİN ONUNCU KURULUŞ YILINDA ÇEKİLMİŞ OLAN
TÜRKİYE’NİN KALBİ ANKARA FİLMİ ETV EKRANLARINDA OLACAK

Biliyorum Cumhuriyetimizin doksan dokuzuncu yılı da görkemli biçimde kutlanacak. Cumhuriyet Bayramı’ndan iki gün önce 27 Ekim 2022 tarihinde saat 12.00’de Etv’de yapacak olduğum “ANLATIYORUM” programında, Cumhuriyetimizin kuruluşunun onuncu yılında Atatürk’ün isteği üzerine çekilmiş Türkiye’nin Kalbi Ankara filminden bazı bölümleri izleyeceğiz. Atatürk’ün 10.yıl nutkunu renklendirilmiş görüntülerle kendi sesinden dinleyeceğiz. Benden hatırlatması kaçırmayın mutlaka izleyin derim.
  

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞAYACAKTIR

Mustafa Kemal Atatürk; “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyor. Atatürk’ün hangi dediği doğru çıkmadı ki, Cumhuriyet de Atatürk’ün dediği gibi ilelebet yaşayacaktır elbet.

***

Bu güzel ülkenin, değişmeyen ve değişmeyecek olan gerçeği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusunun Mustafa Kemal Atatürk olduğu ve sevgisinin gönüllerde hep yaşayacağı gerçeğidir. Atatürk'ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’i koruyup kollamak ve güçlendirmek demokrasi ile taçlandırmak ancak Atatürk'ün gösterdiği, bilimin aydınlattığı uygarlık yolunda ilerlemekle olur.

***

Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün önderliğinde kurulmuş ülkemiz, özgür ve saygın bir ülke haline gelmiştir.

NE ATATÜRK’TEN NE DE KURDUĞU CUMHURİYET’TEN VAZGEÇERİZ

Türkiye Cumhuriyeti devletimizin ebedi varlığı ve birliği adına ülke gelişimine katkıda bulunmak için vatanımızı çok sevmeli, düşmanca yaklaşımlarda bulunan iç ve dış güçlere karşı her zaman uyanık olmalıyız. Bizlere tevdi edilen görevleri layıkıyla eksiksiz bir şekilde yapmalı, ülke menfaatlerini kendi menfaatlerimizin üzerinde tutmalıyız.

***

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e sahip çıkıp, demokrasiden asla ödün vermeden, milli birlik ve bütünlüğümüzden hiçbir zaman ayrılmamalıyız. Çocuklarımıza Atatürk'ü ve kurduğu Cumhuriyeti öğretmeye devam etmeliyiz. Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun. Bu güzel ülkeye iki büyük değerimiz Atatürk ve Cumhuriyet çok yakışıyor. Ne Atatürk’ten ne de kurduğu Cumhuriyet’ten vazgeçeriz. Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.




20 Ekim 2022 Perşembe

KONUĞUM BAHATTİN AKYÜZ

Merhaba,

Haftanın her Perşembe günü, bu köşede yazı yazıyorum saat 12.00’de de Etv’de program yapıyorum.

Hazırlıklar Çarşamba gününden başlıyor. Anlayacağınız Perşembenin gelişi Çarşambadan belli oluyor.
Konuğum Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Manisa Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Bahattin Akyüz. Konu ne diyecek olursanız, konu çok geniş, artan kiraları konuşacağız, kiracıların ve emlakçıların sorunlarını, sorunların çözüm yollarını konuşacağız. Bahattin Akyüz’ü daha yakından tanımış olacağız.

***

Bu aralar meslek odalarında ve barolarda seçimler ardı ardına yapılıyor. Etv’de önümüzdeki günlerde oda başkanlarıyla söyleşileri sürdürmek istiyorum. Program Öncesi Sayın Akyüz’den bazı bilgiler aldım. Başkanlığını yaptığı Oda’nın Karma Meslek Odası olarak 2004 yılında kurulduğunu öğrendim. Oda’nın emlak danışmanları çoğunluk olmak üzere 200 ‘e yakın meslek kuruluşlarından oluştuğunu öğrendim. 2000’e yakın üyelerinin olduğunu öğrendim.  

***

2004 yılında kurulan Oda’nın ilk olağan genel kurulu 2005 yılında yapılmış. Kuruluşundan bu güne kadar da Sayın Akyüz Oda başkanlığını sürdürüyormuş.  Oda’nın kendisine ait hizmet binası var. Oda, üyelerine uygun koşullarda esnaf kefalet ve bankalardan kredi kullanmaları için gerekli finansman imkânı sağlıyormuş. Eğitim çalışmaları yapıyorlarmış. Bunları Etv’de daha ayrıntılı biçimde görüşeceğiz.

***

Meslek Odaları ve tüm STK’lar, üyelerine ve topluma yararlı olabilmek için çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyorlar. Bende Mustafa Pala olarak yıllardır SKT’larda görev alıyorum STK’larla ilişkilerimi hiç koparmamaya çalışıyorum. Sivil Toplumun gelişmesi STK’larla oluyor. Farklı mesleklerde çalışan insanlarımızın haklarını STK’lar dile getiriyor.

***

Bence STK’lar demokrasinin vazgeçilmezleridir. Gelişmiş ülkelerin, gelişmiş STK’ları vardır. Kooperatifleri de STK’lar gibi değerlendirebiliriz. Kooperatifleri de demokrasinin vazgeçilmezleri olarak görmeliyiz. Kooperatifler ve STK’lar demokrasi okullarıdır. İlimize baktığımızda başarılı meslek odalarının ve STK’ların bulunduğunu görüyoruz.

***

Bu hafta sonunda Cumartesi günü 22 Ekim’de Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın seçimleri var. Çok tekrarladığım bir sözümü yine paylaşmak istiyorum: Katılım Olmadan Atılım Olmaz. Lütfen meslek odalarınızın seçimlerine ve toplantılarına katılın lütfen. Bugün 20 Ekim Perşembe Etv’de yapmakta olduğum ANLATIYORUM programımı izleyin lütfen, yazımın başında belirttiğim gibi Bahattin Akyüz konuğum olacak…

***

Güzel günler diliyorum. Dertlerinizi sorunlarınızı aktarın; yazayım, konuşayım, ilgililere duyurayım sorunlara çözüm arayışlarını birlikte hızlandıralım…




12 Ekim 2022 Çarşamba

MANİSA KENT KONSEYİ

Perşembe gününün hazırlığına Çarşamba gününden başlıyorum. Önce yazacağım konuyu ve programa çağıracağım konuğu belirliyorum sonra bilgisayarımın başına geçip köşe yazımı yazıyorum.

***

Bu hafta için belirlediğimiz konu Manisa Kent Konseyi, Konuğum da Manisa Kent Konseyi Başkanı Ahmet Karadağ olacak. Ben, Manisa Kent Konseyinin kurucu başkanlığını yaptım. Ahmet Karadağ da şimdiki başkan. İlk başkan ve son başkan Manisa Kent Konseyi ve Manisa üzerine söyleşeceğiz, düşüncelerimizi paylaşacağız. Etv’de yapmakta olduğum ve ANLATIYORUM adını verdiğim programda. 

***

Düşünmeden konuşmak ve yazmak, çiğnemeden yutmak kadar zararlıymış.
Çiğnemeden yuttuklarımız midemizi, düşünmeden söylediklerimiz çevremizi rahatsız edermiş.  O nedenle, bugün düşünmeden konuşmuş olmayayım diye, düşüne düşüne yazıyorum ve programa hazırlık yapıyorum. Manisa Kent Konseyi’ni konuşunken yine her zamanki gibi Manisa’yı da konuşacağız genç dinamik ve girişimci başkanım Ahmet Karadağ’la…

***

Ben arkadaşlarımı hep gençlerden seçiyorum. Önceden arkadaşlık yaptıklarımın varsa çocuklarıyla arkadaşlık yapıyorum. Ahmet Karadağ’da genç arkadaşlarımdan birisi.

***

Kent Konseyi Başkanlığı yaptığım yıllarda, Kent Konseylerini çekişme ve yarışma yeri değil dayanışma yeridir sözümü çok tekrarlardım. İnsanların çalışmalara katılmalarını ister, ‘KATILIM OLMADAN ATILIM OLMAZ’ derdim. Kent Konseyleri boş konuşma yeri değil proje oluşturma yeridir derdim. Kent Konseyleri eleştirerek sorunun parçası değil, proje üreterek çözümün içinde olmalılar derdim. Eleştiri bir proje üretim tekniği değildir. Kent Konseylerine yakışan uzlaşma ve dayanışmadır. Ahmet başkanımın bunu başardığını görüyor ve mutlu oluyorum.  Bizim şu anda, ilk başkan ve son başkan olarak yaptığımız bir uzlaşma, dayanışma ve projeler geliştirme örneğidir. İnsanlar Kent Konseyinde sevginin ve bilginin dışında bir şey olmadığını bilmeliler. Kent Konseyleri sevginin ve bilginin paylaşarak büyütüldüğü platformlardır.

***

Manisa Kent Konseyi Manisa’nın Ortak Aklı olabilir, olmalıdır da… Birlikte çalışarak ortak akla ulaşmayı ve projeler üretmeyi başarabiliriz. Birçok kuruluşun Genel Kurullarında gördüğümüz gibi yararsız çekişmelerin kısır döngüsüne düşmememiz gerekiyor. Yarışma yerine dayanışmayı, kavga yerine uzlaşmayı seçmemiz ve her ortamda barışı etkin kılmamız gerekiyor.  
Hepinize güzel günler diliyorum…




 

6 Ekim 2022 Perşembe

ÇOK SESLİLİĞİN UYUMLU BİRLİKTELİĞİ

Çok seslilik, toplum olarak anlayıp içimize sindiremediğimiz bir kavram. Çok seslilikten çok söz ediyoruz da, çevremizdeki herkes, benim gibi düşünsün, benim istediğimi söylesin istiyoruz. Tek sesliliğin kolaycılığına kaptırıyor herkes kendini.

***

Her yerde, ailede, iş yerinde, tüm kurum ve kuruluşlarda ve siyasi partilerimizde, başta olanların büyük bir bölümü tek seslilik istiyor. Sadece kendi sesi çıksın, ne söylerse doğru söylediği koşulsuz kabullenilsin, söylediğinin dışında bir şey söylenmesin isteniyor. Bunu söylerken de, “Disiplin” deyip bir şey demiyor. Yeni bir şey söylediğinizde hem uyumsuz hem de disiplinsiz oluyorsunuz. Yeni bir şey söyleyebilmek kadar zevk aldığım başka bir şey yok. Yeni bir şey söyleyebilmek, düşünmeyi, okumayı araştırmayı gerektiriyor. Oysa uyumlu olmak için bunların hiç birisini yapmanıza gerek yok. Kafanızı evet anlamına emme basma tulumba gibi sallamanız yetiyor.

***

Ben tek seslilikten yana bir insan değilim. Tek seslilikten yana olanları da sevmiyorum. Kendi kendime olduğum zamanlarda bile, kendi doğrularımı süzgeçten geçirip, tartışıyorum. Kendi söylediklerime ters düştüğümde bile, gözlerimin içi gülüyor. Kendi doğru bildiğimin yanlış olduğunu görünce de bunu çevremdekilerle paylaşmaktan geri kalmıyorum.

***

Biz hep tek seslilik eğitimi verildi. Aile içinde babamızın, okulda öğretmenimizin, iş yerinde amirimizin dediği tek doğrudur denildi. Oysa babamızın yanlışlarını daha çocukken, öğretmenlerimizin yanlışlarını yaşama atıldığımızda, amirlerimizin yanlışlarını iş yerinde verim düştüğünde açıkça gördük.

***

Şimdi, siyasi partilerde de disiplin adına tek seslilik koşulsuz kabullenme öneriliyor. Tek sesliliği kabullenir, söylenenleri tartışmaz, yukarıdan söylenen her şeyi doğru kabul ederseniz yükselebilirsiniz deniliyor. Böyle yükselmeyi seçenler ve yükselenler oluyor elbet. Ancak, söylenenlere kuşkuyla bakanlar ve tartışanlar, yükselme şansı bulamıyor. Bir şey söyleyeyim mi? Eğer, söylenenlere kuşkuyla bakanlar olmasaydı, gelişme olmazdı. Aydın demek, araştıran soruşturan, kuşkuyu elden bırakmayan demektir. Siz, siz olun, “salla başı al maaşı” sözünde anlamını bulan, koyunlar olmayın.

***

Size birisi uyumsuz diyorsa, bunu size verilmiş en büyük ödül olarak kabul edebilirsiniz.

Şimdi diyelim ki, Mustafa Kemal, saraya yakın bir Osmanlı Subayı olarak, uyumlu birisi olsaydı. Söylenenleri hiç tartışmasaydı. Saraya bağlılığını disiplin adına hep sürdürseydi, genç Türkiye Cumhuriyeti kurulabilir miydi? Mustafa Kemal’e Atatürk soyadı verilir miydi? Her söyleneni doğru kabul etmediğimiz, kuşkuyla yaklaşıp, tartıştığımız zaman doğrulara ulaşmamız kolaylaşacaktır. Ancak kendi doğrularımıza da kuşkuyla yaklaşmamız gerekiyor.

***

Size uyumsuz diyeceklermiş, varsın desinler. Konuşun lütfen. Çok konuşuyor, diyeceklermiş varsın desinler. Bana en çok acı veren, konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmaktır. İstemediğim yerde, konuşmaya zorladıklarında, konuşmam gereken yerde engellediklerinde çok üzülüyorum. Konuşmak istediğimde, konuşmanın yolunu bulmaya, konuşamadıklarımı yazmaya devam ediyorum. Kim ne der, kim kızar demeden konuşup yazıyorum. Kendime olan saygımı yitirmemek için konuşup yazmayı da ölene dek sürdüreceğim... 







 
back to top