Yeni Kooperatifimiz CEMRE KONUT

S.S. CEMRE Konut Yapı Kooperatifinin imzaları atıldı

CEMRE KONUT / LALE KULE

1+1 Küçük Konut, Büyük Rahatlık

CEMRE KONUT / LALE KULE

S.S. CEMRE Konut Yapı Kooperatif toplantısından görüntüler

CEMRE KONUT / LALE KULE

Hedef Kilitlendi

SİMGE KONUT

1+1 Küçük Konut, Çeyrek Altın, Akıllı Yatırım

SİMGE KONUT

1+1 Küçük Konut, Çeyrek Altın, Akıllı Yatırım

S.S. OBASYA TURİZM GELİŞTİRME KOOPERATİFİ

Mekanda yolculuk sağlayan bir kültür ve turizm projesidir

S.S. OBASYA TURİZM GELİŞTİRME KOOPERATİFİ

Üye Kayıtlarımız Başlamıştır

OBASYA Projesi Yuntdağlarında kurulacaktır.

25 Mart 2021 Perşembe

ÜRETİM VE PAYLAŞIM

İnsan soyunun temel sorunu üretim ve paylaşım. Daha çok üretim hakça paylaşım için çalışılıyor hep. Kişiler kuruluşlar, devlet herkes daha çok üretmenin ve üretimden daha çok pay almanın peşinde.

Daha çok üretim ve hakça paylaşım için, her kişi kurum ve kuruluş farklı yöntemler geliştirmeye çalışıyor. Sadece özel sektörde değil, belediyelerde ve devlet kurumlarında da aynı amaçlı çalışmalar var. Örneğin belediyelerde, üretkenlik, katılım, eşitlik gibi temel ilkelerle amaçlanan, üretimde ve paylaşımda eşitliğin sağlanmasıdır.  Üretimde ve paylaşımda eşitliğin sağlanabilmesi için, katılım temel ilke kabul edilmelidir.

Üretim için dayanışma yapmak ortaklıklar kurmak işbirliği yapmak gerekiyor. Ortaklık kurana iş yapmak isteyene destek olmak gerekiyor. Bu arada belirtmek ve güzel bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum: Obasya Turizm Geliştirme Kooperatifi olarak, hazırladığımız projelere ortaklar ve  iştirakçiler arıyoruz her zaman, Son projemiz olan Kültür Sınır Tanımaz Projemize Manisa Büyükşehir Belediyemiz ve Bulgaristan’dan  Kırcaali Belediyesi ortak oldular. Bu ortaklıklar, AB hibelerini almamızı ve projemizi uygulamamızı kolaylaştırıyor. Kentimizde turizmin gelişmesine katkı sağlayacak yatırımları yapabiliyoruz. Devlet ve belediyeler kentin bölgenin ve ülkenin yararına olacak projelerin yapılmasında projelere Büyükşehir Belediyemizin yaptığı gibi destek verilmelidir. Obasya Kooperatifinin yönetimi ve ortakları olarak Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e kooperatifimize kuruluşumuzdan bu yana verdikleri destekler için yürekten teşekkür ediyoruz.

Eğer destek ve katılım varsa, tartışmalar, çalışmalar dar bir çerçeve içinde yapılmıyorsa, korular kamuoyu önünde açıkça tartışılabiliyorsa sorunların aşılması daha kolay olmaktadır. Ancak, kararlar sen ben bizim oğlan boyutunu aşmadan dar bir çerçeve içinde yapılıyorsa, belki karar üretmek kolay olur ama, üretilen kararı uygulamak ve sonuç almak zorlaşacaktır.

Az gelişmiş toplumlarda, kararlar tartışmasız üretilir ancak, tartışma kararların uygulanmasında ortaya çıkar. Oysa doğru olanı, kararların tartışılarak alınması tartışmasız uygulanmasıdır. Kararlara tartışarak üretip tartışmasız uygulamayı öğrendiğimizde, demokrasi yolunda önemli bir aşamaya ulaşmış olacağız.

Açıklık, üretkenlik, katılımcılık, eşitlik,  yerel yönetimlerde vazgeçilmez ilkeler olarak uygulamaya konulduğunda, karar üretmenin ve sorunları aşmanın kolaylaştığı görülecektir.

Açıklığı ve katılımcılığı temel ilke edinen bir belediyenin, ihaleleri, özellikle büyük rakamlı olanlarını basın ve halk önünde gerçekleştirmesi gerekir. İhale günlerce öncesinden belli aralıklarla her türlü araç kullanılarak duyurulmalı ve mutlaka basın önünde yapılmalıdır.

Açıklık ve katılımcılık temel ilke olarak alındığında, söylentilerin azalmasının yanında, başarılı sonuçların alındığı görülecektir.

Belediye açıklık ve katılımcılığın kapısını aralarken, kent halkında da katılım isteği olmalıdır. Kent halkında katılım isteği yoksa katılım kapısının aralanmasının hiçbir anlamı olmayacaktır.

Açıklık, üretkenlik, katılımcılık, eşitlik gibi temel ilkeler ödünsüz uygulamaya konulduğunda, güven bunalımı yok olacak, sisler dağılacak ve yöneticiler olan halk desteği artacaktır.

Halka hizmet için seçilen insanların, açıklıktan, katılımdan korkmamaları gerekir. Açıklıktan ve katılımdan halka hizmet için değil, küpünü doldurmak için çalışanlar korkarlar ve uzak dururlar.

Açıklık ve katılımla,  açıların paylaşılarak küçültülmesi, sevginin paylaşılarak büyütülmesi kolaylaşacaktır.

Açıklık ve katılımla, daha çok üretim ve hakça paylaşımın sağlanması hem yerel hem de genel demokrasimizi güçlendirecektir.





17 Mart 2021 Çarşamba

DAYANIŞMA

"Birlikten Kuvvet Doğar” demiş Atatürk, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım,” demiş Hacı Bektaşi Veli, “Bir araya gelmek başlangıçtır; bir arada durabilmek ilerlemedir; birlikte çalışmak başarıdır.” demiş Henry Ford.

Katılım olmadan atılım olmaz, sözümü çok kullanırım. Başarı için katılım şart. Başarı için birlikte çalışmak, dayanışma yapmak şart. İnsan sevdiği işi yapmalı. Birlikte çalışmayı sevdiğim için kooperatifçiliği seçtim. Kendim için hiçbir zaman başka bir iş düşünmedim. Hiçbir işten, kooperatifçilik yapmaktan aldığım keyfi ve sosyal tatmini alamazdım. Ülkemizde, kooperatifçilik yapmak hiçte kolay olmuyor. Bir bakıyorsunuz kooperatifler ve kooperatifçiler Atatürk döneminde olduğu gibi el üstünde tutuluyor. Bir bakıyorsunuz adları bile anılmıyor. Zor işleri sevmeseydim kooperatifçiliği sürdüremezdim.

Köy-Koop Manisa Birliği Başkanı olduğu dönemlerde köylerimizde ve Güzelyurt Mahallesini kurmak için kurduğumuz Manisa Birlikte görevde olduğum dönemde kooperatifçiliğin büyük başarılara imza attığını söylemeliyim. Köylülere traktör dağıttığımız köylerde tesisler fabrikalar kurduğumuz dönemleri yaşadık. Yapı Kooperatifçiliğinde örnek çalışmalar yaptık. Birçok insanımızı konut sahibi yaptık.

Son yıllarda, Obasya Turizm Geliştirme Kooperatifi ile ilgileniyorum. Obasya marka olma yolunda hızla ilerliyor. Yaptığımız projeler ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından hibe katkılarıyla destekleniyor. Obasya Projemiz iyi uygulama örneği olarak seçilip ödüllendiriliyor.

İyi ki kooperatifçiliği seçmişim diyorum kendi kendime. İyi ki diyorum yolum iyi insanlarla kesişiyor. İyi ki, yaptığımızın değerini bilen, kurumlar kuruluşlar ve yanımızda duran dostlarımız var.

Her dönemde başarılı çalışkan takımlar kurmayı başardık. Takım çalışması ile yalnız başımıza yapamayacağımız işleri, yeteneklerimizi ve enerjimizi birleştirerek yapıyoruz. Bizim yeteneğimiz ya da bilgimiz olmayan konularda yardım alıp, kendimize ait bilgi ve yeteneği kurduğumuz takımlarda birleştiriyoruz. Düşünce üretmeyi, bilgiyi ve sevgiyi paylaşarak büyütmeyi çalışarak yardımlaşanlar arasında proje üretimi kolaylaşıyor. Başarımızın sırrı birlikte çalışmakta yatıyor. Tartışarak kararlar üretiyoruz, ürettiğimiz kararlara tartışmasız uyuyoruz. Kin ve nefreti yüreğimize yük etmiyoruz.

Yardımlaşmanın yaygın olduğu toplumlarda dostluk duyguları güçlü olur. İnsanlar başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar. İnsan tek başına yaşayamadığı gibi ihtiyaçlarını da kendi başına karşılayamaz. Dolayısıyla toplumdaki kişilerin birbirleriyle yardımlaşmaları ve dayanışma içerisinde olmaları gerekir. Yardımlaşmaya en güzel ortamı sağlayan ve sürdürülmesini kolaylaştıran en güzel yapı bence kooperatiftir…

16 Mart 2021 Salı günü, Obasya olarak “Kültür Sınır Tanımaz”  adlı projemizin tanıtımı için proje ortaklarımız ve proje iştirakçilerimizle ortak bir açıklama yaptık. Ve ardından Manisa Tv’de bir programa katıldık.

Kültür Sınır Tanımaz adlı projemizin tanıtımı etkili biçimde yapıldı. Manisa Tv’de yaptığımız yayına Bulgaristan’da bulunan ortaklarımızda internet üzerinden katıldılar ve programımızı internet üzerinden izlediler.

Yaptığımız açıklamada ve Manisa Tv programında söylediklerimi özetle aktarmak istiyorum: Obasya 2014 yılında ilk projemiz olan, Obasya Kırsal Konaklama Tesisi Projemizi, TKDK’ndan (Tarımı ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) aldığımız hibe yardımı ile uygulamıştık. Bu projenin uygulanması öncesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cengiz Ergün’ün desteği olmasaydı ilk projemizi uygulayamazdık. İlk projemizin ardından yeni projelerle Obasya’yı büyütüp geliştirmeye devam ettik. Obasya’da 16 Türk devletinin bayrağının bulunduğu tören alanı da Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün tarafından yaptırılmıştır. Kültür Sınır Tanımaz Projemize de Manisa Büyükşehir Belediyemiz ortak olmuştur. Sayın Ergün’e yaptıkları yardımlar için şükranlarımızı ve en içten teşekkürlerimizi sunuyorum.

Obasya Turizm Geliştirme Kooperatifi Tarafından Obasya yerleşkesinde uygulanacak olan Kültür Sınır Tanımaz Projesinin ülkemizdeki tek ortağı olan Manisa Büyükşehir Belediyesi adına tanıtım toplantısına ve Manisa Tv’de yapılan programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Mehmet Güzgülü katıldılar. Toplantıda söylediklerinin özetini de aktarmak istiyorum, Sayın Güzgülü “Obasya Yuntdağı’nda uyguladığı projelerle gelişmesini sürdürüyor. Projenin başlangıcında vermeye başladığımız desteğimiz Kültür Sınır Tanımaz Projesinde proje ortağı olarak sürdürüyoruz. Bu proje ile kentimiz 18-19 yy. Kadın Kıyafetleri Müzesi kazanmış olacak. Müzede, Ege illerinden toplanacak olan kadın kıyafetleri yanında, Bulgaristan’dan kardeş şehrimiz olan Kırcaali ile gidiş gelişlerimiz hızlanacak, projenin iç ve dış turizme katkısı olacaktır. Ayrıca Kültür Sınır Tanımaz projesi kapsamında düzenlenecek etkinliklerle, unutulmaya yüz tutmuş folklorumuz ve köy kültürümüzün yeniden hatırlatılması ve yaşatılması da sağlanmış olacaktır. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, bilinen belediye hizmetlerimizin yanında, gelişmeye katkı sağlayacak uygulanabilir sürdürülebilir, kültür, turizm ve tarım projeleri hazırlayan STK’lara ve kooperatifleri desteklemeye devam ediyoruz.”

Turizme katkı sağlayacak

Kültür Sınır Tanımaz Tanıtım Projemizin tanıtım toplantısına projemizin iştirakçisi olan Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden İl Müdürümüz İbrahim Sudak’ın önceden planlanmış bir başka toplantısı olduğu için Müdür Yardımcısı Seyfettin Onat katıldılar. Sayın Onat: “Kültür Sınır Tanımaz projesi kapsamında oluşturulacak kadın kıyafetleri müzesi için kıyafetlerin derlenmesine ve proje kapsamında düzenlenecek etkinliklerin düzenlenmesine katkılarımızı sürdüreceğiz. Obasya’nın yaptığı projelerle ilimizde turizmin gelişmesine katkılarının devam ettiğini ilgiyle izliyoruz. ”dediler.

Projemizi yazarı ve aynı zamanda koordinatörü olan Oya Yavaş’ta projemizin tanıtımını yaptı ve projeye ilişkin soruları yanıtladı. Sayın Oya Yavaş’la tanıtım çalışmalarımızı ara vermeden sürdüreceğiz. Sayın Yavaş 19 Mart 2021 Cuma günü Radyo Hiraş’ta yapmakta olduğumuz “Manisa’da Yaşam” adlı programımızın konuğu olacak. Sayın Oya Yavaş’ı programda dinleyeceğiz ama ben yine kısaca tanıtım toplantısına yaptığı konuşmadan bölümler aktarmak istiyorum: Projemizin Koordinatörü Oya Yavaş “Projemizin faaliyetleri ilimiz ve bölgemiz için katma değer sağlayacaktır. Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Saruhanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de iştirakçisi olduğu projemizde, 30 kadın halk eğitim merkezlerinde geleneksel el sanatları kursu alacaktır. Ortaya çıkan ürünler için sergiler düzenlenecek ve Obasya’da oluşturulacak satış alanlarında yerini bulacaktır. Bu sayede unutulmuş değerlerimizi yeniden yaşatacağız. Bulgaristan -Kırcaali ile kurduğumuz ortaklık TR-AB arasında kültürlerarası diyaloğumuzu güçlendirecektir. Obasya’da ortaklarımızla yapacağımız gala ve 25 kadın kıyafetimizin kına gecesi gösterisi ile sergileneceği büyük bir etkinlik çadırı kuracağız. Aynı zamanda Türkiye-Bulgaristan geleneksel kadın kıyafetleri müzesi oluşturulacak ve 150 sayfalık bir katalog hazırlanacaktır. Projemizin Danışmanı Altan Türe projenin hazırlanması sırasında başlattığı desteği uygulama aşamasında da sürdürecektir. Ayrıca Sayın Türe’nin şimdiden başlattığı, kadın kıyafetleriyle ilgili tez makale kitap araştırmaları da tüm araştırmacıların kolayca ulaşabileceği şekilde bilgisayar ortamında hizmete sunulacaktı.” dedi. Tanıtım çalışmalarına Kültür Sınır Tanımaz projesinin, Bulgaristan’da bulunan ortakları Kırcaali Belediyesi ile Ömer Lütfi Kültür Evi Derneği temsilcileri de tanıtım toplantısına internet üzerinden katılım sağladılar.

Yeni projelerle Obasya’yı geliştirip büyütmeye, turizmin gelişmesine katkı yapmaya devam edeceğiz.
Çalışmalarımıza katkı yapanlara yürekten teşekkür ediyorum.
Manisalılar arasında dayanışma güçlendikçe gelişme hızlanacaktır…





11 Mart 2021 Perşembe

RİSK ALMAK

Büyük projeler risk almadan gerçekleştirilemiyor.
Eğer sıra dışı olmak büyük başarılar elde etmek istiyorsanız bunun risk almadan sorunlar yaşamadan başaramayacağınızı bilmelisiniz.
Ben risk alarak başarı sağlamayı; deneyerek, yaşayarak, bedeller ödeyerek öğrendim.
Risk almasaydım, Yeni Manisa Projesi olmazdı. Risk almasaydım, proje alanında ağaçlar, anıtlar ve sosyal donatılar olmazdı.
Risk almasaydım, Obasya ortaya çıkmazdı. 9 kişiyle kurulan bir kooperatif, ardı ardına beş proje yapıp, beşini de kabul ettiremez, AB başta olmak üzere TKDK’dan, Zafer Kalkınma Ajansı’ndan hibeler alamazdık.

Risk almanın çıkardığı sorunlarda oluyor mutlaka.

Sosyal medya ile gereğinden fazla ilgileniyorum. Sosyal medya bağımlısıyım diyebilirim. Her gün yeni paylaşımlar yapmayı seviyorum. Yazdıklarımın da tümünü paylaşıyorum. Ancak uzun yazıları kimse okumuyor. Kısa bir iki cümle olanlar daha çok okunuyor.

Sorunlar konusunda Facebook sayfamda kısa bir paylaşım yapmıştım, (Sorunsuz hayat olmaz. Hayat sorun çözme sürecidir. Ancak sorunları çözeceğiz, kendimiz çözülmeyeceğiz.) çok okunduğunu yorumlar yazıldığını gördüm.

Risk alıyorsanız sorunlarda yaşıyorsunuz. Sorun yaşamanın sıkıntısını, sorunları aşarak gideriyorum. İnanın yaşadığım mutluluk, çektiğim sıkıntıdan daha fazla oluyor. 

Benim için başarının tanımı, farklı projelerle, yaşadığım kente, bölgeye, ülkeye ve topluma yardımcı olmaktır. Kendimden çok toplumu düşünmektir. Kendimden önce hizmettir.

Risk almak neden başarıya yol açıyor. Başarı başarıyı getirirken aldığınız risklerde büyüyor. Sizin için risk almak yaşam biçimine dönüşüyor. Rahat yaşam bana göre değil. Anladım ki, beni hayata bağlayan aldığım riskler ve kazandığım başarılardır.  

Doğası gereği, riskler belirsizliğe meydan okumayı ve değişimi başlatmayı içeriyor. Daha başarılı olmak için bir arzunuz varsa, mevcut durumunuzdan kazandığınız sosyal tatmin size yetmiyor demektir.  O zaman yeni projelerle yeni hedefler belirlemeye ve yeni riskler almaya yönelmek gerekiyor. Ben risk alırken, yanımda bana güvenen aldığım risklere ortak olmak isteyen paydaşların olması da şart. Daha büyük başarılara ancak birlikte risk alarak ulaşılabiliyor. 

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, “Başarısız olması garanti edilen tek stratejinin risk almamak” olduğunu söyler. Hayatınızdaki riskleri almayı reddederseniz, önünüzdeki her fırsatı kendi elinizden almış olursunuz. Bu istikrar açısından rahatlatıcı olabilir ancak size herhangi bir boyutta büyüme veya gelişme sağlamaz.

Risk alan kişiler azınlıktır. Çoğu insan doğal olarak riskten uzaktır, bu nedenle düzenli olarak risk alırsanız azınlıkta olursunuz ve sıra dışı olarak görülürsünüz. Azınlıkta kalmayı sıra dışı olmayı düşünmekte bir risktir aslında. Ben sürekli riskler alan bir kişi olarak hayatımdan çok memnunum.

Risk almak; her duruma, her fırsata atlamakla ilgili değildir. Doğru olanları almakla ilgilidir. Herhangi bir karara varmadan önce tüm seçeneklerinizi tam olarak keşfedin.

76 yaşında bir yurttaş olarak, risk alma konusunda söyleyebileceğim son söz nedir diye sorduğunuzda vereceğim cevap şöyle olur: Büyük projeler düşünün. Risk almayı göze alın. Riskinizi paylaşacağınızı bildiğiniz paydaşlar bulun. Açık olun. Riskleri alıp yeni başarılara yelken açın. Hayattan keyif almanın yolu bence budur.

Risk almak üzerine birkaç güzel söz de paylaşarak noktalayayım yazımı.

Kaplumbağaya dikkat et, ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor. James B. Conont

Ölüm, sahip olduğumuz en büyük korku değildir; en büyük korkumuz yaşamak için risk almaktan korkmamızdır. Don Miguel Ruiz

Korku yaşamın değil, ölümün bir parçasıdır. Yaşamın anlamı risk almaktır, maceradır, bilinmeyenin içine dalmaktır. Osho

Eğer fırtına çıkınca yolcular gemiyi terk etmiş olsalardı kimse okyanusu geçemezdi. Charles R. Kettering

Risk al, hata yap. Ancak böyle büyüyebilirsin. Acı, cesareti besler. Cesur olmayı öğrenmek için başarısızlığı tatmış olman gerekir. Mary Tyler Moore

Yaşadığımız her an önümüzde iki seçenek vardır; gelişime doğru bir adım atmak ya da güvende hissetmek için bir adım geri kalmak. Abraham Maslow





5 Mart 2021 Cuma

AFAD

"Deprem öldürmüyor çürük binalar öldürüyor" sözünü çok kullanıyoruz. Buna bilinçsizlik sözünü de eklemek gerek.

Yapı sektörüyle ilgili bir kişi olduğum ve deprem bölgesinde yaşadığımız için deprem konusuyla yakından ilgileniyor bu konuda yazılar yazıyor konuşmalar yapıyorum.
Bugün Radyo Hiraş’ta Afad Manisa il Müdürü Güray Karakaya konuğumuz olacak yine depremi deprem konusuna yapılacakları konuşacağız.

Balık hafızalıyız demeye dilim varmıyor ama çabuk unutan bir toplumuz. Depremi deprem olunca anımsıyoruz. Yaşanılan felaketleri çabuk unutuyoruz.

Ülkemizde yaşadığımız, Kocaeli- Gölcük, Düzce ve takip eden Afyon, Pülümür, Bingöl depremlerinin ardından depremin ekonomik ve sosyal sonuçları konusuna tartışmaya alınacak önlemleri tartışmaya başlamıştık. Depremler sonrasında rahmetli, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı tanımıştık. Anlattıklarıyla yakından ilgilenmiş ve bilgilenmiştik. Sayın Işıkara bir anda çocuklar dahil toplumun en tanınan kişisi durumuna gelmişti. Şimdi kaç kişi hatırlar bilemiyorum.

Hepimiz şunu kabul etmek zorundayız. Türkiye bir deprem ülkesidir ve Türkiye’de her an deprem olabilir; şu anda da olabilir. Dolayısıyla biz bu olguyla yaşamak zorunda olduğumuzu bileceğiz ve bu olguyla yaşamayı öğreneceğiz. Onun için de öncelikle deprem bilincini mümkün olduğu kadar yaymaya çalışacağız. Depremden korunmanın en önemli yolu olan depreme dayanıklı yapılar yapma düşüncesine sahip çıkacağız. Depreme duyarlı ve bilinçli bir toplum olma yolunda hızla ilerleyeceğiz.

Sanırım 2019 yılındaydı, ben soran sorgulayan katılan bir yurttaş olarak, Manisa Afad İl Müdürü Sayın Güray Karakaya’yı makamında ziyaret etmiştim. Dinlediklerimden sonra Afad gönüllüsü olmaya ve arkadaşlarımın da AFAD gönüllüleri içine katılmalarına yardım etmeye karar verdim.  Hem bu güzel kentte yaşayan bir kişi ve hem de yönetiminde bulunduğum kurumların başkanı olarak, ne yapabilirim diye düşündüm. Konuyu arkadaşlarımla paylaştım. Gördüm ilgi aldığım destek beni çok sevindirdi. Hemen kolları sıvadık ve çalışmalara başladık.

Her zaman “eğitim şart” diyoruz ya, her konuda olduğu gibi deprem ve diğer felaketler konusunda da eğitim gerçekten şart. Afad gönüllüsü olunca, internet üzerinden eğitim almaya başladık. Aldığımız eğitimin amacı deprem zararlarının azaltılması hususunda bilincin sağlanmasıdır. Hem birey hem de kendi ailemizin bir ferdi olarak üzerimize düşen görev öncelikle aile deprem planı yapmak ve deprem öncesi, sırası ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini öğrenmemiz ve sürekli tatbikatlar yapmamız gerektiğini öğrenmek oldu. Öğrendiklerimizi yakın çevremiz ve ailemizle paylaşmaya başladık.  Çalışmaları iş yerimizde, kamu kurumlarında, okullarda ve üniversitelerde sürdürmeliyiz. Tüm bunlar bizi Temel Afet Bilinci olan bir toplum yapacaktır. Bu bilince ulaşmanın yolu da bir daha tekrarlıyorum, eğitim, sürekli eğitimdir.

Sivil toplum örgütlerine büyük sorumluluklar düştüğü bilinciyle çalışmalıyız. Kentimizin en güzel mahallesi olan Güzelyurt’ta ve Yuntdağı’nda çalışmaların özel ve güzel örneklerini sergilemeliyiz. İşe Güzelyurt’ta bulunan sitelerimizin yöneticileriyle bir araya gelerek başlamalıyız. Daha sonra Yuntdağı’nda bulunan köyden mahalleye dönüşen yerleşimlerin muhtarlarıyla toplantılar başlatıp sürdürebiliriz. 2021 yılı bizim için AFAD Gönüllülerini çoğaltma ve çalışma yılı olmalı. Gönüllü kuruluşların desteği, heyecanı ve uzmanlığı olmadan devletin tek başına afete uğramış toplumların ihtiyacını karşılamasının mümkün olmadığını biliyoruz. Bu nedenle soran sorgulayan katılan, ülkesini ve kentini seven yurttaşlar olarak çalışmaların içinde olmalıyız. AFAD yöneticilerin de bunu amaçladığını öğrenmek beni çok mutlu etti.

17 Ağustos 1999 tarihini unutmayacağız.  Marmara Depremi büyük can kaybına ve geniş çaplı hasara neden olan bir deprem olarak belleklerimizden silinmedi, silinmemeli. Deprem sadece deprem yaşadığımızda değil sürekli gündemimizde olmalı.

İlimizde Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve bu müdürlüğün, konunun bilincinde çalışkan bir Müdürü ve personeli var. Bizde Manisalılar olarak destek verdiğimizde, güzel işler başarılacağından hiç kuşkunuz olmasın. İlimizin Afet ve Acil Durum Müdürlüğü yerel boyutta üzerine düşen görev ve sorumlulukların bilinci içinde çalışmalarını sürdürüyor. İl Müdürü Sayın Güray Karakaya’dan dinlediklerim ve gördüklerim beni çok mutlu ve umutlu etti.

Afad Gönüllüsü olarak girdiğim, 2021 yılının sorunların aşıldığı, gelişmenin hızlandığı, felaketlerin yaşanmadığı bir yıl olmasını diliyor ve yeni yılınızı yürekten kutluyorum…





 
back to top